Bartolin kisti veya apsesi kansere dönüşür mü

BARTOLİN KİSTİ VE APSESİ
BARTHOLİN KİSTİ VE APSESİ

Bartolin bezleri vajina girişinin her iki yanında bulunan bezlerdir, bu bezler normalde penisin vajene girişini kolaylaştırmak için kaygan bir sıvı salgılar. Bu bezler tıkanırsa salgıladığı sıvı içerisinde birikerek kist oluşturur. Kistler genellikle birkaç santimetre boyutta olur. Kist içerisinde enfeksiyon nedeniyle apseleşme olabilir. Apse ağrı, kızarıklık şikayetlerine sebep olabilir. Bartolin kisti ve apsesi genellikle tek tarafta olur, nadiren iki taraflı da olabilir. Genellikle evli bayanlarda görülür ancak bekar ve bakire bayanlarda da görülebilir.
Kaşıntı ve kanama bartolin nedeniyle olmaz, kaşıntı eşlik ediyorsa bartolin kistinin yanı sıra vajende mantar enfeksiyonu eşlik ediyor olabilir.
(TDK’ya göre doğru yazılışı: apse, apseleşmek)

Tedavi ve ameliyat:
Kistler büyümüşse ve abseleşmisse antibiyotik ve cerrahi tedavi (ameliyat) uygulanır. Kistler ve apseler kendiliğinden genellikle geçmez, geçse bile tekrarlar. Tedavide apse bölgesine sadece krem, merhem sürmek yeterli olmaz o yüzden ağızdan antibiyotik tedavisi verilir. Cerrahi tedavi olarak marsupiyalizasyon, gümüş-nitrat uygulaması, total kist eksizyonu yapılabilir. Genellikle lokal anestezi yeterli olur. Total kist eksizyonunda vajen girişinde kayganlık sağlayan bu bez tamamen alınacağı için bu operasyon genellikle ileri yaşlarda ve çok tekrarlayan durumlarda tercih edilir. Operasyon sonrası hastaya evde kullanması için atibiyotik ve ağrı kesici reçete edilir genellikle. Ameliyat bölgesine dikiş atılmaz veya dikiş atılacaksa genellikle kendiliğinden eriyen dikişler kullanılır. Erimeyen dikiş kullanılmışsa genellikle ameliyattan bir hafta sonra dikiş alınır. Hastalar bitkisel tedavi, bitkisel otlar, kürler ve çaylardan uzak durmalı, bunlar iyi gelmez, tam tersine vakit kaybına neden olur. Hafif sıcak su veya soğuk su uygulamak ağrıyı azaltabilir ancak tedavi sağlamaz. Bartolin kisti ameliyatının riskleri arasında en sık görülen ameliyat bölgesinde iz oluşmasıdır ancak genellikle belirgin bir iz oluşmaz.

Hamilelikte bartolin kisti:
Bartolin kisti hamile kalmayı engelleyen veya kısırlık yapan bir durum değildir, kist varken veya tedavi edildikten sonra gebelik oluşabilir. Hamilelik sırasında bartolin kisti olması bebeğe zarar vermez, bebekte özüre vb. neden olmaz. Gebelikte bartolin kisti veya absesi varsa tedavi için yine uygun antibiyotikler ve ameliyat ile boşaltma uygulanabilir.

Önlemek için ne yapmalı?
Hijyene dikkat etmek, tuvalet temizliği sırasında vajeni kirletmemek bartolin absesi oluşumunu önlemek açısından önemlidir.

Bartolin apsesi kendiliğinden patlar mı?
Genellikle kalın duvarlı apselerdir o nedenle kendi kendine patlama sık olmaz ancak bazen küçük bir delikten apse içeriği akar, sıvı boşalır ve bu akma olduğunda kist küçüleceği için hastanın ağrısı azalır. Ancak genellikle bir süre sonra apse tekrar büyür ve ağrı artar.

Bartolin ameliyatı sonrasında dikkat edilecekler:
Ameliyattan sonra genellikle şiddetli ağrı hemen geçer ve hasta rahatlar. Ameliyat kesisi ve dikişlere bağlı bir iki gün hafif bir ağrı olabilir. Ameliyat bölgesindeki kist ve apseye bağlı eski şişlik geçer ve çok hafif bir kabartı 1-2 hafta o bölge tamamen iyileşene kadar ele gelebilir. Hasta ameliyattan 2-3 gün sonra banyo yapabilir ancak dikiş bölgesine sabun ve lif sürmemek gerekir. Kanama ve lekelenme bir kaç gün çok hafif düzeyde olabilir. Ameliyattan 1 hafta sonra genellikle dikiş yeri kontrol edilir, Eğer kontrolde bir problem saptanmazsa kısa süre sonra cinsel ilişkiye izin verilir.

Bartolin kisti ve absesi tekrarlar mı?
İlaç ile tedavi edilen durumlarda tekrarlama daha sık olur, ameliyat ile boşaltma yapılmışsa tekrarlama daha nadir olur. Bu nedenle aynı yerde şişlik veya ağrı olduğunda hemen doktora başvurmak gerekir.

Bartolin kisti veya apsesi kansere dönüşür mü?
Bartolin kisti veya absesi kanser öncüsü bir lezyon değildir yani kansere dönüşmez. Ancak ciddi rahatsızlık ve ağrı verdiği için mutlaka tedavi gerekir.

Bartolin kisti veya absesi olanlar normal doğum yapabilir mi?
Doğum sancılarının başladığı anda veya doğuma yakın dönemde bartolin kisti veya apsesi varsa hasta normal doğum yapabilir ancak doğum esnasında apse bölgesinde bir miktar ağrı olabilir. Doğum öncesi abse ufak bir iğne ile boşaltılarak doğumda ağrı olması önlenebilir. Doğumdan hemen sonra doğum dikişi (epizyotomi) ile birlikte apse bölgesi de ameliyat edilerek onarılabilir. Bartolin kisti veya apsesi sezaryen ile doğum gerektiren bir hastalık değildir.

Progesteron (gestagen)

VAJİNADA MANTAR ENFEKSİYONU (KANDİDİYAZİS)
Erişkin kadınların yaklaşık %75’i yaşamları boyunca en az bir kez vajinada mantar enfeksiyonu yani vulvovajinal kandidiyazis ile karşılaşmaktadır. Kadınlarda en sık görülen ve tekrarlayan jinekolojik problemlerden birisidir. Vajinal kandidiyazis şiddetli kaşıntı, ağrı, yanma, beyaz süt kesiği gibi ya da peynirimsi akıntı, koku ve vulvada kızarıklık şikayetlerine sebep olur. İdrar yaparken yanmaya sebep olabilir. İlişki sırasında ağrı olabilir.

Vakaların yaklaşık %85-90’ında neden Candida albicans denen mantardır. Bu organizma normalde ağız, boğaz, kalın barsak ve vajina florasında bulunmaktadır. Bu enfeksiyon çoğu kez gebelikle, sistemik bir hastalıkla (diyabet, HIV, obezite), ilaç kullanımıyla (antibiyotik, steroid, oral kontraseptif) birliktelik gösterebilir. Diyabet, antibiyotik kullanımı, vajinal duş yapma, gebelik, menopoz, bağışıklık sisteminin zayıflaması, stres, steroid içeren ilaçlar mantar enfeksiyonu gelişimini kolaylaştırıcı faktörlerdir. Dar ve nemli giysiler kullanmaktan kaçınılmalıdır. Tampon ve pedler sık sık değiştirilmelidir. İlişkiden sonra vajinal duş yapılmamalıdır. Sentetik çamaşırlar yerine pamuklu olanlar tercih edilmelidir.

Tanı:
Tanı hastalığın klinik özellikleri, akıntının tipik görüntüsü, vajen pH’sının normal sınırlarda olması, vajinal sekresyonların %10’luk KOH tatbikini takiben organizmanın pseudohif yapısının gözlenmesiyle konulur. Ayrıca kültür de yapılabilir.

Tedavi:
Tedavide mantarlara karşı (anti-mikotik) ilaçlar ağızdan veya vajinal ovül şeklinde kullanılır. Kaşıntı için krem kullanılabilir. Hastanın mantar enfeksiyonu geçirmesine sebep olan başka hastalıkları varsa (şeker hastalığı gibi) bu sistemik hastalıkların kontrolü ve antibiyotik kullanımının kesilmesi de tedavinin başarılı olmasında önemlidir. Hastanın eşine de eğer mantar enfeksiyonuna ait şikayetler belirtiyorsa tedavi verilir, bu tür şikayetleri yoksa eş tedavisine gerek yoktur.

Tekrarlayan mantar enfeksiyonu:
Hastaların çoğu uygun tedavi ile iyileşirken yaklaşık %5-20’lik bir kısmında hastalık tekrarlar. Kronik ya da rekürren (tekrarlayıcı) enfeksiyonlar yılda 4 ya da daha fazla enfeksiyon atağı olarak tanımlanmaktadır. Tekrarlayan enfeksiyonların tedavileri zor ve uzun sürebilmektedir.

Vulvovajinal kandida enfeksiyonu kimlerde daha sık görülür?
– Doğum kontrol hapı kullananlar
– Steroid tedavisi alanlar
– Antibiyotik kullananlar
– Diyabet (şeker hastalığı)
– Gebelik döneminde
– Lohusalıkta, emzirenlerde
– Sentetik iç çamaşırı kullananlar

Genellikle pelvik-karın ağrısı

İNMEMİŞ OVER – EKTOPİK OVER
Over dokusu intrauterin gelişme döneminde urogenital katlantının medialinden aşağıya pelvis boşluğuna doğru iner. Bu inişte duraklama meydana gelirse over normalden yukarıda izlenir ve buna inmemiş over (undescended ovary) denir. İnmemiş overde pelvik ve transvajinal ultrasonografide over izlenemez. İnmemiş over tek taraflı veya çift taraflı olabilmektedir. Over dokusu MR ile normal yerleşim dışında izlenir.
Ektopik over (kaynak) terimi normal overlere ek olarak bulunan anormal yerleşimli fazlalık over dokusu için kullanılır genellikle. İnmemiş over ve ektopik over çok nadir rastlanan olgulardır, insidansı net belirlenmemiştir.

Genellikle pelvik-karın ağrısı, infertilite şikayetleri ile başvuran hastalarda pelviste overlerden birisinin izlenmemesi neticesinde tanıdan şüphelenilir. Hastada her ay siklik şekilde folikül büyümesine bağlı karın ağrısı olabilir ancak hastaların büyük kısmı asemptomatiktir. Ovaryan stimülasyonda serum estradiol seviyesinin artmasına rağmen görünürde folikül olmaması şüphe yaratabilir (kaynak). Bu tür vakalarda ektopik over olabileceğini düşünmek ovaryan hiperstimülasyondan kaçınmak açısından önemlidir.

İnmemiş over vakalarında RKM, unikornuat uterus gibi anomalilere sık rastlanır. Hastalarda renal agenezi gibi genital sistem dışı anomaliler de bulunabilir. Konjenital uterus anomalisi olan hastalarda ovarian malpozisyona (ovarian maldescent) daha sık rastlanmıştır (kaynak 1, 2). İnmemiş overin infertilite ve malignite ile ilgili şu ana kadar gösterilebilmiş çok net bir ilgisi yoktur.

Görgen ve ark.’nın yaptığı vaka bildiriminde (2002) bilateral over ve tubalar normal yerleşimin üzerinde izlenmiştir (kaynak 1, 2). HSG’de bikornus uterus ve 3. lumbar vertebra hizasına kadar uzanan tubalar izlenmiştir. Laparoskopide tubaların bilateral iliak damar ve üreterleri çaprazlayarak hipokondroak alana kadar uzandığı izlenmiştir.

Bir vaka bildiriminde laparoskopide izlenemeyen sol over ve sol tubanın inguinal kanaldan içeri girerek suprapubik alana ilerlediği belirtilmiştir. Ultrasonografide sol inguinal alanda over dokusu izlenmiştir. Laparoskopide solda rudimenter uterin horn izlenmiştir, sağ tarafta over ve tuba tamamen normal izlenmiştir. (kaynak)

Ektopik over (Fazlalık over, Aksesuar over)
Terminolojide tam kesinlik olmasa da ektopik over terimi genel olarak normal yerleşimde bulunan 2 over dokusu haricinde normal dışı bir yerleşimde bulunan 3. bir over dokusunu belirtmektedir (kaynak). Çok nadir izlenen bir durumdur. Linkte bildirilen vakada 11 yaşında kız çocuğunda umblikus hizasında ektopik overden kaynaklanan 18×15 cm boyutlarında kistik lezyon cerrahi olarak eksize edilmiştir.

Diğer bir vaka bildiriminde neonatal dönemde omental kist benzeri görüntü veren ektopik over dokusu bildirilmiştir (kaynak).

2007 yılında Japonya’dan yapılan bir vaka bildiriminde 24 yaşında hastada oto-ampute olan ve 5 cm dermoid kist içeren over dokusu laparoskopide douglasta serbest olarak izlenmiştir (kaynak). Pelvik organlarla ve ligamentlerle normal bir bağlantısı olmayan ektopik over dokusu olduğu bildirilmiştir. Oto-amputasyonun muhtemelen mekanizması torsiyondur.